Kıdem Tazminatı
Şuan için hali hazırda uygulanan
iş kanunu 4857 Sayılı İş Kanunu’dur. Bilidiği üzere 4857 Sayılı Kanun eski 1475
Sayılı İş Kanununu yürürlükten kaldırmıştır. Ancak 1475 Sayılı Kanun tümüyle yürürlükten kaldırılmamış,
kıdem tazminatına ilişkin olan 14’ncü maddesinin yürürlüğü devam ettirilmiştir.
Bu durumda kıdem tazminatı konusunda halen 1475 Sayılı İş Kanunu geçerlidir ve
hesaplamalar ve kıdem tazminatına hak kazanma koşulları da bu kanuna göre
belirlenmektedir.
|
1475 Sayılı Kanunun 14’ncü
maddesi aşağıdaki şekildedir.
Madde 14 – (Değişik
birinci fıkra: 29/7/1983 -2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet
akitlerinin:
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı
bendinde gösterilen sebepler dışında,
2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,
3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,
4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan
yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5. (Ek: 25/8/1999 -4447/45 md.) 506 Sayılı
Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt
bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun
Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen
sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri
ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten
itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin
ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten
itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence
işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.
Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
(Değişik fıkralar: 17/10/1980 -2320/1 md.):
İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş
veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir
veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır.
İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden
başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi,
işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden
hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren (1) işyerinin devri veya herhangi
bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki
işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları
işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret
seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel (2) işyeri devrolmuş veya
herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm
yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.
İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden
faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve
kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık
sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş
olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.
T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar
Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da
değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi
suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya
da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet
sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı
ödenir.
Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin
hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini
gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem
tazminatının hesabında dikkate alınmaz.
Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi
olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya
malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun
yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan
fazla olamaz.
Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel,
katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde
sayılan kurumları kapsar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem
tazminatı veya ikramiye ödenmez.
Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret
üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin
sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre
içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu
tazminatın hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam
yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret,işçinin işten ayrılma tarihi ile
zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan
günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
(Değişik : 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü
maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas
olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete
ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve
kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında
ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için,
ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine
hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.
(Değişik: 17/10/1980 -2320/1 md.) Bu maddede
belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya
toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.
(Değişik: 10/12/1982 -2762/1 md.) Ancak, toplu
sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık
miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı
T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek
azami emeklilik ikramiyesini geçemez.
(Değişik fıkralar: 17/10/1980 -2320/1 md.):
İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre
doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan
sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.
İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık,
emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle
Devlet veya kanunla kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait
bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili
bir fon tesis edilir.
|
Madde kapsamından da anlaşılacağı üzere, kıdem tazminatına
hak kazanma gerekçelerini üç farklı şekilde gruplandırabiliriz.
Birincisi; işçi, haklı nedenle iş akdini feshederse kıdem
tazminatına hak kazanabilir.
İkincisi; işveren tarafından haksız nedenle yapılan fesih
halinde de işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
Üçüncüsü; işçinin kanunda belirtilen nedenlerle
istifa etmesidir. İşçini hiç Bir haklı neden belirtmeksizin istifa etmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanması mümkün değildir.
İşçiler arasında yaygın şekilde “işten kendi
ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz” görüşü hakimdir. Bu yanlış
bilinen bir durumdur. Yukarıda madde metninde de açıkça belirtildiği üzere, işten
kendi isteği ile ayrılan işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp
kazanamayacağının tespiti için ayrılma nedenine bakılmalıdır. Eğer işçi haklı
neden ile iş akdinin kendisi sonlandırır ise, istifa ederse, diğer şartların da
oluşması halinde, kıdem tazminatına hak kazanabilecektir.
***Kıdem tazminatı konusunda her türlü soru ve görüşleriniz
için yazımıza yorum ekleyebilirsiniz***
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder